sağlıklı beslenme ile ilgili yazılar

17/2/2007

Sütün kemiklere ve kalbe faydaları

SÜT 

KEMİKLER İÇİN ÖNEMLİ !!

YA KALP SAĞLIĞI ?

 


Doktorlar, biz kadınlara kemikleri güçlendirmek açısından Kalsiyum ağırlıklı beslenme tavsiye ederler. Ancak, kalsiyumu alabileceğimiz esas ürün, "toplam ve doymuş yağ" açısından zengin bir ürün olan SÜT olduğunda bir çelişki ortaya çıkmıyor mu? Kalp sağlığı açısından ne yapmalıyız?

Günümüzde marketlerde, yağsız ve light süt ürünleri bulunabiliyor ama hala çoğumuz sütü YAĞLI bir besin olarak görüyor ve kullan- maktan kaçınıyor. İşte bu, kalsiyum alımının düşük olmasının bir nedeni bu. 

Avustralya'da yakın zamanlarda yapılan bir araştırma var. Halk Sağlığı Bölümünde sonuçları yayınlanan bu araştırmanın amacı, kadınların süt kullanım alışkanlıklarının anlaşılması ve uzantısında Kalsiyum alımına etkilerinin incelenmesi idi.  


Araştırma Sonuçları

Araştırma 29-74 yaş arasında, menapoz öncesi ve sonrası olarak sınıflandırılmış 300 kadın üzerinde yapılmıştır. Sorulan sorular şöyledir;

a. Kalsiyum içeren ürünleri hangi sıklıkta yiyorsunuz

b. Aşağıdaki ürün gruplarından hangisine önem veriyorsunuz

1     Yağsız Ürünler

2     Lifli Ürünler 

3     Kalsiyumlu Ürünler 

4     Kolestrolü düşük Ürünler 

5     Kalorisi düşük Ürünler

6     Şeker ve Şekerli besinler 

c. Bu 6 gruptan hangisinin en önemli olduğunu düşünüyorsunuz   

Bu araştırma sonucunda, ortalama kalsiyum alımı günde 740 miligram olarak bulunmuştur. Bunun yarısının sütten alındığı görülmektedir. Genç hanımlar sütü olduğu gibi içerlerken, yaşlı kadınların (genellikle 50 üstü) genellikle kaymağı alınmış ya da az yağlı sütleri içmektedirler.

Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, yaşlı kadınların beslenme- lerinde 6 gruba verdikleri önemin genç kadınların verdiği önemden fazla olduğu görülmektedir. Yaşlı kadınların % 55', genç kadınların % 35'i en önem verdikleri beslenme grubu olarak  "yağ miktarı az" besinleri göstermektedirler. Genç kadınların ikinci önem veridkleri grup "lifli ürünler", yaşlı kadınların ise "düşük kolestrollü ürünler"dir. Bu da yaşlı kadınların neden "az yağlı süt" kullandıklarını göstermektedir ve kesinlikle yapılması doğru olan bir şeydir.

Kalsiyum azlığı yaygın bir problem

 

Kalsiyum genç kadınlarda kuvvetli kemiklerin oluşumu için gerekli bir maddedir. Yaşlı kemiklerde ise, Osteoporoz riskini azaltır. Kırılma olasılığını zayıflatır.

Kalsiyum başka ürünlerden de alınabilir. Mesela Baklagiller, Somon Balığı, Brokoli. Ancak bu yiyecekleri düzenli olarak yiyor bile olsanız günlük kalsiyum miktarını alamıyor olabilirsiniz. Örneğin 3 bardak brokolinin içerdiği kalsiyum, 1 bardak süte eşittir.

 

Çözüm Ne ?

 

Bir yandan kemiklerinize kalsiyum gerekli, diğer yandan kalp sağlığınız açısından doymuş yağ ve kolestrol oranı düşük beslenmeniz lazım. Çözüm yolu, yağı azaltılmış veya kaymağı alınmış süt. Bu durumda içindeki kalsiyum aynı miktarda kalacak ama yağ miktarı azalmış olacaktır. 

Doktorların özellikle 50 yaş üstüne önerdikleri, 1200 mg'ı almak için, 4 bardak süt içmek gereklidir.  

yazı buradan alıntıdır.

17/2/2007

Anti oksidantlar

Anti-oksidan nedir?

 

Yaşamımız boyunca mükemmel işleyişine akıl sır erdiremediğimiz vücudumuz belli bir yaştan sonra ihanet eder ve toksit maddeler,  cildin kolejen tabakasını tahrip eden serbest radikaller ve karbon monoksit gibi zararlı gazlar oluşturarak yaşlanma sürecini başlatır.

Bitkilerdeki bazı vitaminlerin bu süreci azaltıcı etkisi vardır. Bir nevi vücuttaki paslanmayı giderirler. Hakkında uzun süredir araştırmalar yapılan, kongreler düzenlenlenen söz konusu vitaminler, geçtiğimiz yıllarda bir başlık altında toplanmış ve anti-oksidan (paslanmayı geciktirici) adını almıştır. Anti oksidanların tıbben etkisi kanıtlandıktan sonra kozmetik sektörünün bundan faydalanmaması kaçınılmazdı tabii.  Birbiri ardına üretilen serbest radikalleri önleyici, zengin E vitamini içeren bakım kremleri anti oksidanların sadece beslenme yoluyla alınmasıyla ibaret olmaktan çıkarttı.

Etkileri

 

Vücudumuzun kendini tahrip etme özelliği olduğu gibi savunma mekanizmasından ileri gelen tedavi özelliği de mevcut. Bunu daha da pekiştiren ve dirençli olmamızı sağlayan besinler (özellikle vitaminler), bileşimindeki paslanmayı önleyici maddelerle serbest radikallerin ve toksinlerin oluşumunu engelliyor ve yaşlanmayı yavaşlatıyor. Daha da önemlisi başta kanser olmak üzere birçok hastalığın oluşumunu engelliyor. Vücudun hücre koruma sistemleri içinde önemli bir yere sahip olan anti –oksidanlar, bu görevi belirgin hücre hasarlarına yol açabilen maddeleri etkisizleştirerek gerçekleştirirler.

 

Nelerde bulunur?

 

Belirttiğimiz gibi A, C ve E vitaminlerinde bulunan anti-oksidanları gruplandıracak olursak;

A vitamini: Koyu renkli yapraklı bitkiler, ıspanak, havuç

C vitamini: Trunçgiller, çilek, brokoli, lahana, patates, maydonoz ve çok sayıda meyva, sebze

E vitamini: Kuruyemişler, bazı bitkisel yağlar ve lifli yeşil besinler

 

Garantili güzellik için E vitamini

 

Uzmanlar, canlı, parlak, ışıl ışıl bir cilt için E vitamininin etkisinin inkar edilmemesi gerektiğini söylüyor. Bunun bilincinde olan kozmetik firmaları da zaten bu vitaminden çokça yararlanıyor. Hemen hemen her bakım kremiminin içeriğinde yer alan E vitamini, cildin en alt hücrelerine kadar nüfus ederek erken yaşlanmayı önleyici, parlaklaştırıcı ve canylandırıcı bir etki yapıyor. E vitaminin marifetleri bununla da sınırlı değil.  Amerikalı uzmanların yaptıkları araştırmalara göre; hava kirliliği ve sigaraya bağlı olarak tahrip olan hücrelerin yenilenmesin dede önemli bir yere sahip olan E vitamini aynı zamanda beyin ve bağışıklık sisteminin yenilenmesinde de son derece etkili.

Arizona Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre ise E vitamini verilen hayvanların akranlarına göre daha genç göründükleri ve daha uzun ömürlü oldukları kanıtlanmış.  Bunun nedeni ise vitaminin, yaşlılılkla azalan bir protein çeşitinin yok olmasını engellemesi.

 

Ne kadar alınmalı?

 

Uzmanlar, hergün alınan sebze ve meyvelerin günlük anti-oksidan ihtiyacını karşılamadığında hemfikir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, vitaminden zengin sebze ve meyvelerden günde en az beş öğün yemek gerekiyor. Bu nedenle vitaminler hap olarak da alınabilir. Ayrıca düzenli beslenilse bile, bazı hatalı alışkanlıklar, vücudumuzdaki vitaminleri hızla tüketmekte. Sigara, aşırı alkol, stres bu etkilerin başında geliyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, en az iki yıl süreyle 200 ünite E vitamini alan kişilerin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma risklerinin bu vitaminleri almayanlara oranla yüzde 41 daha az olduğu görülmüştür.  

 

Bunlar yaşlılığı durdurur

 

Kahvaltılık tahıl: Yulaf, kara buğday gevreği, buğday ya da pirinç gevreği

Süt ürünleri: Soya sütü, gravyer, permesan peynirleri ve yoğurt.

Ekmek çeşitleri: Kara ekmek, tahıllı ekmek, arpa, yulaf ve çavdar ekmeği

Sebze, baklagiller: Brokoli, lahana, havuç, ıspanak, bal kabağı, domates, tere, bezelye, nohut, mercimek, semizotu, mısır, avakado, pırasa, soya.

Tahıllar: Bulgur, esmer pirinç, basmati pirinci.

Balık ve kabuklu deniz ürünleri: Somon, alabalık, barbunya, istiridye, karides, uskumru, kalkan.

Meyve ve tatlılar: Kayısı, muz, kiraz, elma, çilek, pembe greyfurt, mango, kavun, karpuz, üzüm, dut, kuru meyveler, ceviz, badem, fındık.

Alkolsüz içecekler: Çorbalar, çay ve yeşil çay

Alkollü içecekler: Kırmızı şarap

Yağlar: Zeytinyağı

 

Bunlar yaşlandırır

 

Mısır gevreği, demirle zenginleştirilmiş tahıllar

Yağlı peynirler, demirle zengnleştirilmiş süt

Beyaz ekmek, bisküvi, turta, pizza.

Beyin, böbrek, sosis, salam, füme jambon,

Kızarmış patates, cips, hormonlu sebzeler

Düdüklü tencerede pişirilmiş beyaz pirinç

Turna balığı, kılıç, ton, ançuez, köpek balığı, tuzlanmış balık.

Şuruplu meyveler, reçel, çikolata, bal, dondurma, tereyağ, hindistan cevizi

Kahve, şurup, hazır çorbalar.

Kristal şişelerde saklanan alkollü içecekler

Tereyağ, taze krema, margarin, kızartma yağları, doymuş yağlar.

 

İdeal beslenme için

 

Günde bir kez: Yeşil salata, sebze, tahıl, baklagiller.

Günde iki kez: Çiğ sebze, kepek ekmeği, bir kadeh şarap

Güünde üç kez: Yoğurt

Günde beş kez: Meyve, çay, maden suyu, çorba

Günde 12 tane: Fındık ya da badem

Haftada bir kez: Kırmızı et

Haftada iki kez: Yağlı balık

Haftada üç kez: Yağsğz balık, beyaz et, karaciğer

Haftada üç dört kez: Çiftlik yumurtası

Haftada yedi kez: Soğan, sarmsak, mercimek

14/3/2006

ANNE SÜTÜ EŞSİZDİR

 

 

Çağımızda tıbbın bebek beslenmesinin ilk 12 aylık dönemi için öngördüğü gıda tartışmasız anne sütüdür.

Emzirmede bebeğin annesi ile arasındaki sevgi dolu sıcak bir ilişkinin başlangıcıdır. Duygusal bağın kurulmasında çok önemli bir yer tutmanın yanı sıra anne sütü bebek için en mükemmel besindir.

 

NEDEN ANNE SÜTÜ

 

Bebeğin yüksek IQ’ ya sahip olmasını sağlar.

Bebeğin zihinsel, fiziksel ve ruhsal gelişimi için en uygun besindir.

Bebeğin diş ve çene hastalıklarından, ileri yaşlarda görülebilecek damar sertliği tansiyon şişmanlık gibi rahatsızlıklardan korur.

Bebeğin sosyal ilişkileri güçlü, dışa dönük erişkin adayı olmasında çok önemli rol oynar.

Bebeğin başta ishal olmak üzere zatüre, grip idrar yolları enfeksiyonları vb. mikrobik hastalıklardan korur.

İlk 6 ayda bebeğin tüm besin ihtiyaçlarını karşılar.

 

EMZİRME

 

Emzirmede başarı doğru zaman ve doğru pozisyonla sağlanır. Doğumdan kısa süre sonra mümkünse 1 saat içinde emzirmeye başlanmalıdır. Emzirmenin sağlıklı başlaması ve devamı için bebeğin annenin yanında kalması çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki bebek ne kadar sık ve çok emer ise annedeki süt üretimi o oranda artacaktır.

 

HER HAFTA KİLONUZU KONTROL ETTİRİN

 

En az haftada bir defa olmak üzere düzenli tartılın. Tartılma işini sabahları aç karnına yapın.

Ayda ortalama 1 kg’lık bir artışın üzerine çıkmamanız gerektiğini hatırınızda tutun.

Özellikle el ve ayaklarda şişme görünüyorsa, aşırı kilo artışını derhal doktorunuza bildiriniz. Aynı şekilde kilonuzda belirgin bir düşüş olursa yine doktorunuzu durumunuzdan haberdar edin.

 

 

« Önceki —